Bastığın Yerleri “Toprak!” Diyerek Geçme, Tanı!
Tarihi bir apartman size ne anlatabilir? Eğer sadece bakıp geçerseniz, hiçbir şey. Ama fotoğrafını çekerseniz, size tarih anlatır.

Ankara’nın Altındağ ilçesine bağlı Ulus semti, Ankara’nın ilk yerleşim yeri. Bu yüzden burada tarihi binalara rastlamak mümkün. Semt, aynı zamanda Ankara Kalesi’ne de ev sahipliği yapmaktadır. Tarihi mahallesi hamam önü de bu semtte bulunmaktadır. Tabii Atatürk heykelini de unutmamak gerekiyor. Roma hamamı, roma sütünü ve birçok müzede bu bölgede buluyor. Yani anlayacağınız tarihi bir gezi yapmak istiyorsanız Ulus tam sizlik.
Bir Pazar günü yine bu tarihi semti gezmek için çıktığımda mevsim kıştı. Belirlediğim rota Atatürk heykeli ve Ankara Kalesi. Atatürk heykelinde güvercinlere yem verdikten sonra Ankara Kalesine doğru devam ettim. Bu sefer bilindik yollardan değil de, farklı bir rota tercih ettim. Amacım farkı yollardan gidip farklı kareler yakalamaktı.
Anafartalar Caddesi üzerinden Çıkrıkçılar Yokuşu’ndan Işıklar Caddesi’ne doğru ilerledim. Caddenin sonuna doğru geldiğimde, köşe başında (Alataş Sokak ile Işıklar Caddesi’nin kesişiminde) tarihi bir bina ile karşılaştım. Bu bina ile ilk kez karşılaştığımı itiraf etmeliyim. Mimarisi açısından estetik bulduğum için binanın fotoğrafını çekmeden geçmek istemedim. Rota değişikliğinin bir nedeni de farklı kareler çekmekti. Bu amacıma da ulaşmış oldum. Bina köşe başında yer aldığı için üçgen bir forma sahipti ve sokaktan görülen her iki yüzü de simetrikti. Dış cephedeki girinti ve çıkıntılar, ritmik bir düzen oluşturuyordu. Bina kullanılmaz halde olduğu için kapılar kapalıydı o yüzden içeri giremedim. Her ne kadar mimari açıdan çok iyi bir yapıya sahipse de, bakımsızlıktan metruk bir halindeydi. Dışarıdan bakıldığında çatı kısmında ayrı bir katın olduğu görülüyor; bu katın dubleks olması muhtemeldi. Yada apartmana ait bir depo gibi yer de olabilir
Tarihe Bir Bakış

Bu binanın tarihine indiğimde çok ilginç bilgilere rast geldiğimi belirtmeliyim. 1922 yılında müteahhit Nafiz Kotan tarafından inşa edilen binanın en büyük özelliği, Ankara’nın ilk asansörlü ve kaloriferli binası olmasıdır. Bina, birçok kez müze yapılması gündeme gelmesine rağmen bu konuda bir gelişme kaydedilmemiştir. 1997 yılında binayı satın alan kişi, Kültür Bakanlığı ile gerekli görüşmeleri yapmış ancak bir sonuca varamamıştır. ¹
Binanın alt kısmı ise, zamanında dükkanları bulunuyordu. Zaten pencerelimin büyüklüğünde de bu anlaşılıyor. Bu dükkanlara girip dışarında değil içeriden sağlanıyordu. Binaya hep sağında hem de solunda olmak üzere iki girişi bunuyor. Kapılar kapalı olduğu için tam bilemiyorum ama kapıların biri binaya açılıyorken diğer dükkanlara açılıyor olabilir. Bundan çok da emin değilim Bu güzel binaya benim yakıştırmam diyebilirim. Bu tahminim doğru olasını temenni ederim. Çünkü çok ince bir ayrıntı olurdu.
Bu binayı fotoğraflarken, binanın canlı halini hayal ettim. Yani insanların içinde yaşadığı bir an. Çok güzel bir duygu olabilirdi. Bazen böyle tarihi yerlerin halen yaşıyor olmasını o kadar isterim ki. İnsanların olduğu ve komşulukların yaşandığı bir yer. Yaşayan bir apartman olsaydı içerini gezme ve fotoğraflama şansım da olabilirdi.
Bu metruk haliyle içerisinin perişanlığını da tahmin etmek zor olmasa gerek. Kırık camlar, gıcırdayan kapılar, her yeri istila etmiş örümcek ağları. Çatlamış sıvalar, dökülmüş merdivenler ve daha pek çok ayrıntı akınıza gelebilir. Korku filimi sahnesi gibi.
Nafiz Kotan Kimdir?

Bu binayı yapan kişiyi de merak etmedim değil. 1887–1946 yılları arasında yaşayan Erzurumlu müteahhit, ticaret erbabı ve memleket sevdalısı Nazif Bey, Milli Mücadele’nin gizli kahramanlarından biri olduğunu öğrencince şaşırmadım dersem yalan olur. 1. Dünya Savaşı sırasında Breguet XIV B model uçaktan 2 adet satın alarak orduya bağışlaması daha sonra, Fiat R-2 modelinden 4 uçak daha satın alarak orduya katkıda bulunması sevindirici. Nafiz Bey, sadece uçak bağışlamakla kalmamış, Osmanlı Bankası’nda bulunan tüm parasını da Atatürk’ün emrine vermiş.²
Breguet XIV B Uçağı
ürk Hava Kuvvetleri’nde 14 adet Breguet XIV B uçağı bulunmaktaydı. Bunlardan 2 tanesi Erzurumlu Nazif Bey tarafından satın alındığı için “Erzurumlu Nafiz” ve “174. Alay” isimleri verilmiştir.³

Fiat R-2 Uçağı
Celestino Rosatelli tarafından tasarlanan ve FIAT tarafından üretilen iki kişilik keşif uçağı olan Fiat R-2’den 129 adet üretilmiştir. Bunlardan 4 tanesi Nazif Bey tarafından satın alınarak orduya bağışlanmıştır. Bu uçaklara “Erzurumlu Nafiz-1”, “Erzurumlu Nafiz-2”, “Erzurumlu Nafiz-3” ve “Erzurumlu Nafiz-4” isimleri verilmiştir. ⁴

Sonuç
Sıradan bir kış gününde fotoğraf çekmeye çıktığım sırada karşılaştığım bu bina, bu bilgileri edinmeme vesile oldu. Bir fotoğrafçı olarak neyin fotoğrafını çektiğinizi çok iyi bilmeniz gerekiyor. O gün yalnızca bir binanın fotoğrafını değil, aynı zamanda tarihin ve Milli Mücadele’nin fotoğrafını çektiğimi fark ettim. Şair Mehmet Akif Ersoy’un İstiklal Marşı’ndaki şu dizeleri ile yazıma son veriyorum.
Bastığın yerleri “toprak!” diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehîd oğlusun, incitme, yazıktır atanı;
Verme, dünyâları alsan da, bu cennet vatanı.
Kaynakça:
1. [Gazete Duvar](https://www.gazeteduvar.com.tr/gundem/2019/12/09/erzurumlu-nafiz-bey-apartmani-muze-olacak-mi)
2. [Erzurum Portalı](https://erzurumportali.com/shf/770/Erzurumlu-Nafiz-Kotan-Kimdir)
3. [Tayyareci.com — Breguet XIV B](http://www.tayyareci.com/digerucaklar/turkiye/kurtulus/breguet14b2.asp)
4. [Tayyareci.com — Fiat R2](http://www.tayyareci.com/digerucaklar/turkiye/kurtulus/fiatr2.asp)