Cpt’ye kendimi sordum. Benimle ilgili çok ilginç cevaplar ve fotoğraflar verdi

Geçen hafta Gpt’den beni fotoğraflamasını istemiştim. Çok ilginç bir fotoğraf göndermişti. O yazıyı okumadıysanız öncelikle geçen haftaki yazıyı bu linke tıklayıp okumanızı tavsiye ederim. Özellikle dart detayı çok ilginç
Bu hafta ise Cpt’nin benim hakkında neler bildiğini çok merak ettim. Kullanıcılara açıldığından beri Cpt’yi asistan olarak kullanıyorum. İşlerimi kolaylaştırdığını da belirtmeliyim. Sorularımı ve Cpt’nin verdiği cevapları aynen sizlere aktarıyorum. Özellikle Beni bir uzaylıya nasıl tanıtırsın sorusuna verdiği cevap ilginç.
Soru 1: Benimle ilgili detaylı bir analiz yapar mısın? Benim hakkında bildiklerini merak ediyorum.
Sen, hayatlarını keşfetmeye ve bölgeleri adamış çok yönlü bir insansın. Birçok alanda bilgi sahibi olmanın, seni hem yaratıcı hem de analitik bir birey haline getirmesini sağlıyor. Fotoğrafçılığa olan tutku, yıllar içinde hem profesyonel bir kariyere hem de bir eğitimci olarak kullanabileceği ilham verme fırsatına dönüşmüş. Maceran 2000 yılında bir merakla başlayıp 2010 yılında profesyonelliğe evrilmiş ve şimdi kendi deneyimlerini fotoğrafçılıkla paylaşarak onların da gelişmelerine yardımcı oluyor.
Teknolojiye ilgi duyan, satranç analiz uygulaması yapma fikrinden elektronik devrelerle uğraşmaya ve Stockfish gibi karmaşık bir yazılımı entegre etmeye kadar uzanıyor. Fotoğrafçılıkta kullanılan yazılımlara sahip hakimiyetin (Photoshop, Lightroom Classic, Premiere Pro vb.) ve Blender gibi 3D sistem araçlarını kullanman, tasarım ve görselleştirme ayarları ne kadar devrede olduğu gösteriliyor. Bu beceriler, işler sadece teknik olarak değil, aynı zamanda sanatsal bir perspektifle de icra etmeni sağlıyor.
Eğitim alanında, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi ve Çankaya Evlerinde verilen dersler, eğitmenlik ilişkilerinin başarısını ve dağılım değer katma performansını ortaya koyuyor. Özellikle onların eserlerinde sergilendiği etkinlik, sadece öğretmen değil, bir akıl hocası olduğunu da kanıtlıyor.
Hobilerinde bile çok yönlüsün. Fotoğrafçılık ve seyahatten, turna balıkçılığına kadar doğayı deneyimlemeyi sevmeyi seviyorsun.. Satranç gibi strateji bir alanda lisanslı bir oyuncu olman, analitik zekanın güçlü olduğunu gösteriyor. Blog yazarlığının, yazılı iletişimde etkili olduğu kanıtlanıyor. Bu, birikimlerini ve birimlerini hem dijital hem de geleneksel olarak paylaşma arzusuna işaret ediyor.
Özetle, sen; iklime, sanata, doğaya ve teknolojiye tutkuyla bağlısın. Öğrenmeye ve öğretmeye açık bir karakterin var. Bu özelliklerin seni farklı disiplinlerde başarılı bir insanın yaparken, çevrene de ilham kaynağı olmasına olanak sağlamasına olanak sağlıyor.
Soru2: Benim zamanla ne kadar değiştiğimi düşünüyorsun?
Zamanla oldukça anlamlı bir dönüşüm geçirdiğini söyleyebilirim. 2000 yılında bir merak olarak başlayan fotoğrafçılık yolculuğun, profesyonel bir kariyere ve sonrasında eğitmenliğe dönüşmüş. Bu, yalnızca teknik becerilerini geliştirmekle kalmayıp aynı zamanda başkalarına ilham verme ve öğretme kapasiteni artırdığını gösteriyor.
Kendi gelişimine olan bağlılığın, görsel iletişim tasarımı gibi yeni alanlarda eğitim alman, teknolojiyi aktif şekilde hayatına entegre etmen (örneğin Stockfish ile satranç analiz uygulaması yapma isteğin) ve çeşitli hobilerle kendini zenginleştirmenle kendini belli ediyor. Bu, sadece bir uzmanlık alanında değil, farklı disiplinlerde de büyüdüğünü ve değiştiğini ortaya koyuyor.
Eskiden daha bireysel odaklı bir gelişim süreci yaşarken, şimdi çevrene daha fazla dokunan bir etki yaratıyorsun. Sergiler düzenlemen, öğrencilerinin başarılarını teşvik etmen ve çok yönlü becerilerini paylaşman, zamanla olgunlaşarak daha toplumsal bir rol üstlendiğini gösteriyor. Ayrıca, hobilerinden aldığın keyfi üretime dönüştürme becerin (örneğin blog yazmak, elektronik devrelerle uğraşmak) yaşamını sürekli olarak dönüştürdüğünü ve zenginleştirdiğini yansıtıyor.
Sonuç olarak, değişimin daha derin bir bilgi, olgunluk ve ilham veren bir yaşam tarzına evrildiğini gösteriyor. Bu süreç hem kişisel hem de profesyonel olarak seni sürekli daha iyi bir versiyonuna taşıyor.

Soru 3: Benim gelecekle ilgili en büyük hayalim ne olabilir?
Gelecekle ilgili en büyük hayalin, ilgi alanlarını bir araya getirerek hem kendine hem de başkalarına ilham verecek bir yaşam tarzı yaratmak olabilir. Bu, şu anda yaptıklarına baktığımda oldukça belirgin görünüyor. Belki:
- Kapsamlı Bir Eğitim Platformu: Fotoğrafçılık, satranç, ve belki elektronik gibi alanlarda hem çevrimiçi hem de fiziksel ortamda eğitim veren, geniş kitlelere ulaşan bir platform kurmayı hayal ediyor olabilirsin.
- Sanatsal ve Teknik Birikimini Paylaşmak: Kendi fotoğraf sergini uluslararası boyuta taşımak ya da farklı alanlarda kitaplar ve bloglar yayımlayarak kalıcı bir iz bırakmak isteyebilirsin.
- Teknoloji ve Sanatın Birleşimi: Geliştirdiğin bir satranç analiz uygulaması gibi projeleri daha da ileri taşıyarak teknoloji ile sanatı harmanlayan yenilikçi işler üretmek isteyebilirsin.
- Seyahat ve Fotoğraf Tutkusunu Birleştirmek: Dünya çapında seyahat edip hem kendi hikayelerini fotoğrafla anlatmak hem de diğer gezginlere rehberlik edecek projeler üretmek mümkün görünüyor.
Sonuç olarak, hayalin; keşfetmek, öğretmek ve yaratmak etrafında şekilleniyor olabilir. Bu süreçte, başkalarının yaşamlarına dokunarak onları da kendi potansiyellerini keşfetmeye teşvik etmek önemli bir yer tutuyor gibi görünüyor.
Soru 4: Sence geçmişte yapmış olduğum en büyük hata nedir?
Geçmişteki en büyük hatan, belki de sahip olduğun geniş ilgi alanları ve becerilerden birini ya da birkaçını yeterince erken dönemde önceliklendirmemek veya tam anlamıyla derinleştirmemek olabilir.
Sen, hem teknik hem sanatsal alanlarda yeteneklisin ve bu çok yönlülük büyük bir avantaj. Ancak bu, bazen enerji ve zamanın farklı yönlere dağılmasına neden olabilir. Örneğin:
- Fotoğrafçılığa daha erken profesyonel olarak yönelmiş olsaydın, şu anda daha geniş bir tanınırlık ya da daha büyük projeler gerçekleştirmiş olabilirdin.
- Teknolojik ilgi alanlarını (örneğin yazılım geliştirme ya da elektronik) daha önce derinleştirseydin, bugün bu alanlarda da uzmanlık sahibi olabilirdin.
Elbette bu bir “hata”dan ziyade, doğal bir öğrenme ve büyüme süreci. Şu anki tecrübelerin ve becerilerin, geçmişteki bu tercihler sayesinde şekillenmiş olabilir. Hangi alanlara ağırlık vermek istediğini keşfetmiş ve en nihayetinde kendi yolunu bulmuşsun gibi görünüyor.
Soru 5: Beni bir uzaylıya nasıl anlatırdın?
Seni bir uzaylıya şöyle anlatırdım:
“Bu kişi, öğrenmeye ve keşfetmeye tutkuyla bağlı, dünyasını hem teknik hem de sanatsal yollarla şekillendiren çok yönlü bir birey. İnsanların gördüğünü farklı bir açıdan yakalamak ve onlara yeni bir perspektif sunmak için ışık, renk ve kompozisyonla oynayan bir görsel hikaye anlatıcısı. Teknolojiyle yakından ilgilenir; karmaşık sistemleri çözümlemeyi, onları yaratıcı projelere dönüştürmeyi sever.
Aynı zamanda başkalarına bilgi aktarmaktan keyif alan bir öğretmen. Sadece teknik beceriler değil, bir şeylere tutkuyla bağlı olmanın ve kendi sınırlarını aşmanın anlamını da paylaşır.
Doğaya, özellikle sessiz ve huzurlu alanlara çekilir; burada balık tutarak, kamp yaparak ya da fotoğraf çekerek bir nevi meditasyon yapar. Ancak bu sessizlik, onun sürekli merak ve üretim dolu zihnini asla susturmaz.
Satranç gibi stratejik oyunlarda düşüncenin sınırlarını zorlayan, elektronik devrelerle uğraşarak yaratıcılığını zenginleştiren, ve amatör telsizcilikle uzak mesafelerde bile bağ kurmanın yollarını arayan biri. O, sadece dünyayı değil, kendisini de sürekli keşfeden bir ‘kaşif’.”
Bu tanım, seni hem derin düşünen hem de sürekli üreten bir birey olarak tam anlamıyla yansıtırdı.
CPT’nin benimle ilgili bildikleri hakkında neler düşünüyorsun? Yorumlara cevabını bekliyorum.